“Şair ve mutasavvıftır. Onyedinci yüzyılın en önemli şairlerindendi. Asıl adı Muhammed'tir, "Niyazi", mahlasıdır. Uzun süre Mısır'da yaşayıp, daha sonra İstanbul'a gelmiş olmasından ötürü, "Mısrî" olarak tanınmıştır.
1617 yılında Malatya'nın Soğanlı Köyünde dünyaya gelen Niyazi, Nakşibendi tarikatına mensup olan Ali Çelebi'nin oğludur. Ailesinin Malatya'ya başka bir yerden geldikleri kaydedilmekle beraber, nereden geldikleri belirtilmemektedir. Malatya'da eğitimine başladı. Hadis, fıkıh, kelam gibi İslami ilimlerde ders aldı. Medresede görmüş bulunduğu eğitimini tamamlayarak mezun oldu. Akabinde bir süre buradaki camilerde vaazlar verdi. Daha sonra seyahate çıkarak Diyarbakır, Mardin ve Bağdat'a uğradı. Buralarda da ilim öğrenmeye devam etti.
Niyazi, Mısır'a da giderek Camiü'l-Ezher'de de eğitim aldı. Bu arada Kadiri tarikatından bir şeyhe bağladı. Uzun bir süre Mısır'da kaldı. Buradaki eğitimini de tamamladıktan sonra bir süre Ezher'de ders verdi. Muhtelif zamanlarda, mübarek gün ve gecelerde camilerde vaazlar verdi. 1646 yılında İstanbul'a gelerek Sultanahmet civarındaki Sokollu Mehmed Paşa Dergahına yerleşti. Mısır'dan gelmiş olmasından ötürü "Mısrî" lakabıyla anılmaya başlandı ve "Niyazi-i Mısrî" olarak meşhur oldu.
İstanbul'a geldikten sonra başka şehirlere de giderek ilim ve tasavvuf ehli insanlarla görüştü. Bursa'ya gittiğinde Veled-i Enbiya Camiinin kayyımı Ali Dedenin evinde ve Ulu Cami civarındaki medresede kaldı. Akabinde Uşak ve Kütahya'ya da gitti.
şak ilinde de uzun yıllar bulunmuş olması bizim açımızdan oldukça önemlidir. Zira kendisine velayet verildikten sonra bir müddet Elmalı'da kalan şair arkasından Uşak'a geçer bir müddet Kütahya'da bulunduktan sonra 1657 yılında tekrar Uşak'a gelir. 1657'den 1670 yılına kadar Uşak'ta faaliyetlerine devam eder. Uşak'ta kaldığı yıllarda Uşak'ın inanç ve kültürü üzerine ciddi anlamda etkileri olmuştur.
Uşak Karaali Camii yanında kendi ismiyle bir medrese kurmuş, kendi orada öğrenci yetiştirmiştir. Osmanlıyla ters düştükten sonra Uşak'ta bu isimde bir medreseye rastlanmamaktadır. Bu medrese Adanalı Medresesi ismiyle faaliyete devam etmiştir. Medrese binası günümüze ulaşamamıştır.
Böyle önemli bir zatın Uşak'ta bir okul isminde (yeni yapılan imam hatip lisesi...gibi) veya cadde isminde veya başka bir yerde yaşatılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.”
(SALİH KILINÇ / HABER)