İngiltere'ye Satılan 1849 yılı Uşak Palamut Mahsulatı

İngiltere Devleti İstanbul Büyükelçisi Lord Stratford Canning'in 24 Temmuz 1849 günü Osmanlı Hariciyesi'ne gönderdiği yazıda Kütahya ve Uşak tüccarları için hesaplarının kolaylaştırılması hususunda Osmanlı Devleti’nden bir emirname yazılmasını istemektedir.

Osmanlı Devleti’nde gayrimüslim tüccarlar Müslüman ahalinin üreticinin ürettiği tarım ürünlerinin iç ve dış pazarlanması ile uğraşıyorlardı. Bu gayrimüslim tüccarlar Uşak Kazası'nda Palamut ticareti yapmaktadır.Bu ticarette hakim yöntem "Selem Akti" idi.

Derinin gözeneklerinden yavaşça sızarak suyu çeken ve deriyi koruyucu madde ile kaplayan tanik asit meşe palamutundan üretilmekteydi.Uşak Palamutu Anadolu'da ve Avrupa'da aranan bir kalitede idi. Yüksek tanen oranı ile Uşak Palamutu Avrupa Deri Sanayi içinde büyük talep görmekteydi. Bu çerçevede merkezi İngitere’de olan Misterr Deri şirketi ve ortaklığının Kütahya ve Uşak’ta selem işlemi ile ticari işlerini yürüten Dimitri, Kostanti ve Dimitoğlu adlı tüccarların olduğu görülmektedir.

Uşaklı öğrenciler bilimde destan yazıyor Uşaklı öğrenciler bilimde destan yazıyor

İngiltere'de 19.yüzyılda tekstil ve tarım dışındaki en büyük endüstri kolu "Dericilik" idi. 1850’de Kütahya ve Uşak bölgesinde ticari faaliyetleri yürüten Dimitri, Kostanti ve Dimitoğlu adlı tüccarlar, yaptıkları ticari faaliyet dolayısıyla hesap konusunda birtakım problemler yaşadıkları görülmektedir. Tüccarlar, İngiliz elçisini durumları hakkında haberdar etmişlerdir.

Bunun üzerine İngiliz elçisi, tüccarların yaptıkları ticari faaliyet münasebetiyle hesap konusunda onlara yardım edilmesini ve işlerinin kolaylaştırılması hususunda Osmanlı Devleti’nden yardım istemiştir. Ayrıca tüccarlar selem sistemi adı altında yaptıkları bu ticari faaliyeti ayrıntılı olarak İngiliz elçine gönderdikleri mektupta anlatmışlardır. Bu mektuba göre;

Selem sistemi kurulduğundan beri Anadolu’da İngiliz şirketi tarafından yürütülen ve bu doğrultuda İngiltere imali olan malın ticareti ile meşgul olunmaktadır. Bu ticaret işi Londra’da bulunan şirketin hesabıdır. Bununla beraber zaruri ihtiyaçların temini ile ilgili sınırlı olan eşyaların dağıtımı ve ulaştırılması ile ilgili ticari faaliyetler yapılmaktadır. Yirmi sene önce Uşak’ta Osmanlı Devleti halkından ve Rum milletinden Dimitri, Kostanti ve Dimitoğlu adlı kişiler idaresinde bir ticaret vekilliği düzenlenmiştir.

Ayrıca bu kişiler şirketin hesabı adına alım-satım yapmaktadırlar. Alım satımdan önce bu ticaret sisteminin işleyişi şu şekildedir: Bu bölgede bütün satışlar kredi ile yapılıyor ve bu sebeple ödemeler bölgenin üretimi ile karşılanıyor. Tüccarlar, üreticilere ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hasattan birkaç ay önce borç ile şeker, kahve, kırmız, çivit, demir, sanai ürünleri ve çeşitli eşyalar verirler.

Üreticilerin nakit paraları olmadığından, üreticiler borçlarını zamanında elde ettikleri mahsulleri ile öderler. Yani üreticiler, elde ettikleri ürünler ile ödeme yapmış olurlar. Üstelik, tarımsal ürünlerden zarar edilmesi durumunda ürünün fiyatını, üretici tamamlayarak ödemektedir. Ayrıca, üreticiler tüccarlardan aldıkları ürünler için, o günkü piyasa değeri üzerindeki fiyatla ve ek olarak belli bir faiz üzerinden ödeme yaparlar.

Özetle, bu ticaret işi ile ilgili meşgul olan tüccarlar, parayı nakit ödemiş olsalar bile üreticiler, zaruri ihtiyaçlarını temin etmekten mahrum kalırlar. Dolayısıyla, memleket içindeki ticaret, Avrupa mallarının Osmanlı tarım ürünleri ile değişiminden ibaret olduğundan nakit alınması verilmesi hususu imkansızdır.

Böylece tüccar, gerek mal değeri için olsun ve gerek borç verilen para için olsun bir faiz almak zorundadır. Çünkü her sene hesap yapıldığından borcun sürekli bir miktarı ertesi seneye kalarak, tahsil masrafları ile bu sürede büyük bir zarar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, faiz süresinin uzunluğu ve borç sözleşme yapılan duruma göre değişir. Bu sistem bütün Anadolu’da bir genel bir kural olarak geçmektedir. Bundan dolayı külliyatlı resmi işlemler olmaktadır.

Bu şekilde Kütahya’da veresiye eşya satan tüccar, ürünün toplanmasından birkaç ay belki birkaç sene önce üreticiye verdiği borçla, üreticiden mal almaktadır. Ancak daha sonra Kütahya’da ilân olunan bir emirname gereği üretici geciktirilmeksizin Kütahya’daki bölge askerleri tarafından çağırılmıştır. Zaten üreticiler için bir tedbir alınmamıştır. Kütahya’daki askerler eşliğinde kadı huzurunda görülen davada şu hususlar görülür:

Adsız Tasarım 2025 02 28T001712.025

Birinci olarak, sözleşme ile üründen % 2,5 vergi alınırken, % 7,5 miktarında alınmaya başlamıştır.

İkinci olarak, faizin herhangi bir vakti belirtilmemiştir. Üreticilerin fakirleşmeleri dolayısıyla beş senelik senetleri yılda % 8’e indirilmiştir. Üçüncü olarak, değiştirme vaktinde kararlaştırılmış olan gerçek fiyatın araştırılmasından sonra, sözleşme yapılan fiyattan % 20, 30 ve 40’a kadar düşürülmüştür.

Bu duruma göre ortaya çıkan indirim karşılığında ürünün eski fiyatı devam etmiştir. Bu gibi zorunlu tedbirlerin neticesi olarak tüm Anadolu’nun ticaretini mahvetmek demek olacaktır. Ek defterden de anlaşıldığı üzere üreticilerin, 250 bin kuruş alacakları vardır.

Tüccarlar, çeşitli nitelikteki ürünün hasadının yaklaşmış olduğunu düşündüğünden Osmanlı halkının karşı karşıya kalacakları bu olumsuz durumdan bertaraf edilmesini istemişlerdir

Muhabir: SALİH KILINÇ