23 Şubat 1921
Londra Konferansı görüşmeleri 23 Şubat 1921-12 Mart 1921 tarihleri arasında yedi celse yapılmıştır. Yunan Başbakanı Elefterios Venizelos'un emriyle "Ulusal Yayınlar Komisyonu “kurulmuş ve Londra Konferans'ında Anadolu'nun Yunan kavminin anayurdu olduğunu ispat eden çalışmalar yapmakla görevlendirmiştir. Ve bu çalışmalar kitaplaştırılarak Londra Konferansı delegelerine dağıtılmıştır. Ulusal Yayınlar Komisyonu Genel Sekreteri Yunan Coğrafyacı Pantelis Kontogiannis tarafından 1921 yılının ocak ayında neşredilen "Küçük Asya Coğrafyası" isimli eserde Uşak Kazası hakkında yazılanlar şöyledir ;
“Kütahya Sancağı; Kütahya, Uşak, Gediz ve Simav olmak üzere 5 kazadan oluşmaktadır. …Gediz Vadisi; Batı Anadolu'nun dört büyük vadisinden biridir. Gediz Vadisi’nin Anadolu ve Ege Uygarlığı açısından önemi Ege kıyılarını İç Anadolu’ya bağlayan konumunu fark ettiğinizde daha iyi anlaşılır. Bu açıdan bakıldığında, ancak Maya Mitolojisindeki hayat ağacının gövdesine eşdeğerdir. Vadiden sahile doğru olan eğim o kadar belirgindir ki birçok yol, sahilden başlayarak bu vadiye yönelir. Ancak daha sonra yaylalara doğru ayrılmaya başlayan patikalar Salihli'den (Sardeon) Katakekaumenes(Kula)'e, Gediz Nehri'nin yukarı kısımlarını takip ederek , Kütahya-Eskişehir'e doğru veya yukarı platoları geçerek Uşak'a veya dar Kırk Çınar yoluyla Hierapolis(Pamukkale)havzasından yukarı Menderes'e doğru açılan platolara kadar devam eder…Ancak yukarı Menderes Vadisi ve onun batısındaki dağlar, antik dönemde ilginç bir şekilde birçok şehir içeriyormuş gibi görünüyor. Bunun nedeni o zamanlar bu bölgenin, Gediz ve Menderes Vadileri arasındaki merkez platonun ve ege sahilleriyle iletişimi nedeniyle büyük bir öneme sahip olmasıymış. Günümüzde, sahilden yaylalara ulaşım, Alaşehir-Uşak-Afyonkarahisar arasında uzanan Fransız demiryolu hattıyla sağlanır. Bu demiryolu, kervan yollarını takip eder ve sadece acil durumda karayolu ile Uşak'a kadar ulaşmayı mümkün kılar. Uşak'tan sonra Gediz üzerinden Kütahya'ya uzanan bir yol bulunur. Ve Menderes Vadisi'nden başka bir yol (katır yolu) Güney'den Takmak'a (Kula'ya yakın) ve Uşak'a gitmektedir. Bu hatta uzanan iki yolda, antik dönemdeki rotadan oldukça sapmıştır. Bu iki ana antik yola benzer bir güzergahla, Denizli'den Demirci'ye giden ana yoldan ayrılarak Güney, Işıklı(Çivril), Sandıklı yoluyla Afyonkarahisar'a giden bir yol bulunur. Ancak İngiliz demiryolu, Menderes Vadisi'nin aşağılarını içeriden sararak Menderes Nehri'nin kaynağını aldığı Dinar'a gider ve Çivril'e giden yolları takip ederek Takmak'a doğru uzanır. Bu bölgenin diğer yolları sadece yerel öneme sahiptir. Günümüzde bu bölge büyük şehirlerden yoksundur. Demirci ve diğer Çal bölgesi köyleri (doğuda; Çivril, Işıklı, Bulkaz, Sivaslı-kuzey batıda; Kışla, İnay, Göbek/Ulubey, Banaz ve İslam Köy) sadece küçük atölyeler ve yerel üreticilere sahip yerlerdir. İç kısımda ise yalnızca Güney, yerel ulaşımın merkezi olarak önemli bir şehirdir, ancak şehir görünümünden yoksundur. Yani sadece Antik Tinos/Tmolaos(Bozdağ)'ın kapısı olan bilinen Uşak gelişen bir şehir olarak karşımıza çıkmaktadır. Uşak’ta da önemli bir Rum yerleşim yeri bulunmaktadır.”
Prof.Dr. Kontogiannis Pantelis(Sakız Adası 1866 – 1928);Atina Üniversitesi Felsefe Okulu'nda okudu ve Almanya'da yüksek öğrenimine devam etti. Sakız Adası, Selanik ve Anadolu'daki ortaokullarda tarih öğretmeni olarak çalıştı. Yunanistan Başkonsolosu Lambros Koromilas ile iş birliği yaparak Ulusal Yayınlar Komisyonu Genel Sekreteri oldu. Bursa ve İzmir İllerinin Helenikliği (1919),Küçük Asya Coğrafyası (1921) ve II. Catherine yönetimindeki Birinci Rus-Türk Savaşı sırasında Yunanlılar (1768-74) isimli eserleriyle tanınmıştır.1926'da Selanik'te yeni kurulan Aristoteles Üniversitesi'ne profesör seçildi.
Pantelis Kontogiannis, Küçük Asya Coğrafyası, Denimion Yayınevi, Atina, Ocak 1921
(SALİH KILINÇ / HABER)