Bilmiyorum, şehirde doğup büyüdüğümden midir nedir? En çokta köylere gitmeyi ve köylülerle sohbet etmeyi severim. Son haftalarda birkaç köy dolaştım ve köylülerin derdini dinleme şansı buldum.

Hepinizin malumu olduğu üzere, içerisinde bulunduğumuz mevsim hasat zamanıdır. Hasat zamanı köylünün bayramıdır. Hasat parası ile borcunu öder, oğlunu kızının düğününü yapar. Ekim ayına tohumluk buğdayını alır. Bu böyle uzar gider.

Ama gittiğim köylerde köylü bırakın bayram yapmayı, neredeyse ağlayacak. Arpasını buğdayını TMO’ya satamıyormuş. Tüccar da lütfedip alırsa yarı parasını veriyormuş. Bugünlerde hububat üreticisinin en büyük derdi, ürününü satmaması olarak görülüyor.

Dilerseniz, köylümüzün derdini kendi ağzından dinleyelim. Ben görüştüğüm köylülerin sıkıntılarını ortak başlıklarda toplayarak kaleme aldım. İşte kendi ağızlarından yaşadıkları sıkıntılar:

“Bu yıl mahsuller çok iyi oldu. Bereketli bir hasat dönemi yaşadık. Gel velakin ürünü verecek yer bulamıyoruz. Bilgisayardan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) sistemine bir türlü giremiyoruz.

Biçerdöver arıza yapıyor, ekini biçemiyorsun. Randevu aldığın gün TMO’ya götüremiyorsun. Bu kez de günün yanıyor. Ekini nerede zapt edeceksin? Hasat zamanı köylünün bayramı olması gerekiyor. Ne biçerdöverci memnun ne de köylü memnun.

Biçerdöverci sezon başında 170 TL’den pazarlık edip biçmeye başladı. Şu anda 220 TL’ye biçiyor. Birkaç gün sonra 250 TL’ye biçmeye başlayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Üreticilerimizin eline ton başına ekmeklik buğdayda 9 bin 250 lira, arpada ise 7 bin 500 lira geçecektir" diye fiyat açıkladı. Ama fiyat açıklandığı gibi kaldı.

Devletin birçok kurumu var. Kooperatifler var. İlçelerde siloları var. Niçin TMO’dan başka hiçbir kurum arpamızı buğdayımızı almıyor?  Onlarda alsın. Bizleri mağdur etmesin. Ürünümüzü sadece TMO alıyor. Ama nasıl alıyor?

Ulubey ilçesinde arpa alıyor. Banaz ilçesinde buğday alıyor. Banazlı arpasını Ulubey ilçesine, Ulubeyli de buğdayını Banaz ilçesine götürecek. Çok acayip bir durum. Ürünümüzle rezil oluyoruz. Tüccar bile almıyor. Tok satıcı gibi 5-6 TL’ye verirsek lütfedip alıyor.

Önceden samanda para ediyordu. Şimdi o da para etmiyor. Buğdayı dışarıdan dövizle ithal ediyoruz. Kendi ürettiğimiz arpa ve buğdayın yüzüne bakan yok. 

Buğdayımızı Banaz ilçemizde Kızılhisar köyünde TMO’nun bir alım noktası var. Burada kalite kontrolü yapıldıktan sonra alınıyor. Buğdayımız istenen kalitede değilse ne olacak? Geri mi götüreceğiz? Biz buğdayımız nerede saklayacağız?

Böyle olacaksa gelecek yıllarda tövbe arpa buğday ekmeyiz.”

“Elçiye zeval olmaz” derler. Köylerimizin bana aktardığı sıkıntılar kelimesi kelimesine böyle…

Eğer, Uşak’taki TMO yetkilileri köylülerin bana aktardığı sıkıntılara cevap vermek isterlerse köşem onlara her daim açıktır.

Salih KILINÇ

Editör: Seher ZEYBEK