Kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çeken Kurnaz, “Kanserden Korkma Geç Kalmaktan Kork. Unutmayalım ki Erken Teşhis Hayat Kurtarır.” uyarısında bulundu.
İşte Kurnaz’ın basın açıklaması:
1 -7 NİSAN ULUSAL KANSER HAFTASI BASIN AÇIKLAMASI
Kanser, önlenebilir, erken tanı ile tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bilgi eksikliği, korku, ihmal gibi nedenlerle tanı geciktiğinde tedavi de güçleşmektedir. Aynı zamanda sosyal, psikolojik, ekonomik yönden de hasta, hasta yakınları ve toplumun önemli bir kısmını etkileyebilmektedir. Bu önemli sağlık sorununa halkın dikkatinin çekilmesi, toplumun kansere yönelik bilincinin arttırılması ve farkındalık oluşturulması amacıyla 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası olarak belirlenmiş olup her yıl düzenlenen etkinlikler kanser mücadelesinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır.
Dünyada nüfusun yaşlanması ile birlikte 2040 yılında 29.9 milyon yeni kanser vakasının ortaya çıkacağı ve 15.3 milyon kişinin ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından öngörülmektedir. Dünya kanser istatistiklerine göre; 75 yaşa kadar her 5 kişiden 1’inde kanser gelişme riski, her 10 kişiden 1’inde ise kanser nedeniyle hayatını kaybetme riski mevcuttur. Ülkemizde ise kanser, yıllardır en sık izlenen ikinci ölüm sebebidir. Yaklaşık her 6 ölümden biri kanser nedeniyle gerçekleşmektedir. Türkiye’de 2019 yılında yaşa standardize kanser hızı erkeklerde yüz binde 264,9 kadınlarda ise yüz binde 193,4’tür. İlgili yılda Türkiye’de toplam 223.087 kişiye yeni kanser teşhisi konulmuştur. Erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri en sık izlenen kanser olma özelliğini sürdürmektedir. Kolorektal kanserler de önceki yıllarda olduğu gibi üçüncü sıklıkta izlenmeye devam etmektedir.
Kanser gelişiminde, %90 çevresel, %10 oranında ise genetik faktörler etkilidir. Çevresel faktörler arasında yer alan; tütün kullanımı, alkol tüketimi, fazla kilolu ve/veya obez olma ve enfeksiyonlara maruziyet gibi risklerin engellenmesi yolu ile gelişmekte olan kanserlerin günümüzde %30-%50 oranında önlenebileceği bilinmektedir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, kanser konusunda en önemli kontrol stratejisinin korunma ve erken teşhis olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda; kanserojen maddelerin tespiti, risk faktörlerinden kaçınma, önleme, korunma, tarama ve erken tanı en önemli kanser kontrol stratejileri arasında yer almaktadır.
Kanserle ilgili doğru bilgiye erişim, artan farkındalık, erken uyarı işaretlerini tanıma, sağlığımız hakkında bilinçli seçimler yapma ve kanserle ilgili kendi korkularımıza ve yanlış kanılarımıza karşı koyma konusunda güçlendirebilir.
Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) bünyesinde faaliyet gösteren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)’nde; - 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması - 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması - 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kolorektal kanser taramaları ÜCRETSİZ olarak yapılmaktadır.
Tarama sonrası sonucu pozitif ya da şüpheli çıkan kişiler, tarama sonrası teşhis merkezlerine yönlendirilmekte ve ileri tetkikleri yapılmaktadır. Teşhis ve tedavi hizmetleri ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları tarafından yürütülmektedir.
Kanserle Mücadelede Neler Yapılabilir?
- Bilgilenerek, kanserle ilgili yanılgıları ortadan kaldırabilmek ve korkuları azaltmak mümkündür. Bilgi, farkındalık ve anlayış yoluyla, çevremizdeki kanserle ilgili yanlış algılar ve tutumları azaltarak, zararlarını önleme gücü bizim elimizdedir. - Kanser taramalarımızı zamanında yaptırarak. - Savunuculuk yaparak, kanseri daha çok konuşarak ve bireysel, toplumsal sesimizi kullanarak korkuyu, damgalamayı ve ayrımcılığı (kanserin tedavi edilemezliği konusundaki yanlış bilgiler, çalışma hayatına ve iş gücüne katılımın önlenmesi vd.) azaltmaya, olumsuz algıları değiştirmeye ve kanserli insanlara verilen desteği güçlendirmeye yardımcı olabiliriz. Bireyler olarak, sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzı sürdürmek, alkol, tütün ve aşırı/uzun süreli güneşe maruz kalmaktan kaçınmak da dahil olmak üzere sağlığımızın sorumluluğunu üstlenebiliriz.
- Okullar kanser risk faktörleri hakkında bilgi sağlayabilir ve çocuklar, ebeveynler, aileler, toplum genelinde sağlıklı davranışların savunucuları olabilir. Özellikle iyi beslenmeyi ve fiziksel aktiviteyi destekleyen bir ortam geliştirebilirler.
Kansere karşı mücadelede “Farkındalık ve Bilinç Düzeyinin Artırılması” önemli bir diğer strateji olup, her yıl 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftasında, sağlıklı bir toplum için, önemi giderek artan kanser hastalığına karşı halkta farkındalık oluşturmak, taramalara katılımı artırmak için düzenlenen bu etkinliklerle halkı bilgilendirmek ve bilinçlendirmek hedeflenmektedir. Ancak tüm bu çalışmaların yılın bir haftası ile sınırlı tutulmayıp yıl boyunca sürdürülmesi kanserle mücadelede akılda tutulması gereken bir unsur olup önemli kazanımlar sağlayacaktır. Kanserden Korkma Geç Kalmaktan Kork. Unutmayalım ki Erken Teşhis Hayat Kurtarır.