“Milletin Efendisi” dediğimiz köylü bile pazardı milleti öpüyordu. Bu gözlemlerim üzerine yıllardır tanıdığım ve ailece pazarcılıkla geçinen bir tanıdıktan bir mesaj aldım. Pazarcıların sıkıntısının daha Uşak Meyve sebze halinde başladığından yakınıyordu. Dilersiniz bu pazarcı esnafımızın sesine bir kulak verelim.

“Merhaba Salih Bey!

Ben Çarşamba yani dün pazarı gezdim. Esnafın yanında tek tük insan vardı. Köylü pazarında esnaf olduğunu bildiğimiz insanlar da var. Köylü pazarında alıp satan köylü de var. Kula’nın köyünde üretip burada esnafa zarar veren köylüler de var. Belediyenin umurunda değil. Günlük harç parası gelsin, kim ne çekerse çeksin biz yazları satış yapamıyoruz

Halden mal almak zorlaştı. Uşak Meyve ve Sebze Hali önce Denizli Çivril Gediz ve marketlere mal veriyor. Esnafa çürük malı bile iyi mal parasına verdikleri oluyor. Tonlarca mal almıyoruz. 1 ton mal alsak 30 - 40  -50 bin TL gibi meblağlar tutuyor.  Pazarda karşılığı yok

Yani, Uşak halinde esnafın önceliği yok. Rezillik desen tabanına iniyor. Gece uykudan uyanıp saat 2 de mal almaya gidiyoruz. Ya da uyumadan…

Sabah 6 da pazara mal sokuyoruz. Pazaryerlerinde hiç bir düzenleme yok. Üstüne bir de “fırsatçı” damgası yiyoruz. Geçen hafta halden 20, 25 TL’ye domates aldık. Pazarda 5 TL’ye gitmedi. Pazarcılık kolay iş değil.

Pazarcık kolay iş değil. Köylü kendi ürettiği malı vermeye kıyamıyor. Yukarıda belirttiğim gibi, halde büyük marketler, Uşak’ın komşu illerin ilçleri; Çivril, Gediz, bunlar büyük mal aldığı için her daim öncelikli oluyor. Bizde kalan meyv ve sebzeleri alıp pazara çıkıyoruz.

Gece saat 2 de hale bir gelin. Halde esnaf mal alırken zorlanıyor. Fiyatlar uçuk. Benzin masrafları çok. Belki hal esnafı da haklı. Ama manav ve pazarcı esnafı her durumda içeri giriyor.

Perşembe pazarında ayrım yapılıyor. Burada tüm düzen 3-5 esnafın kalkınması üzerine kurulmuş.

Biz pazarcı tezgâhı açamayınca meydan köylüye kaldı. Onlar da fırsatçılık yapıyor. Pazarcı esnafı zarar edince tezgâh açmıyor. Pazarlarda sayımız oldukça azaldı.

Pazarcı esnafının zarar edip edemediği kimsenin umurunda değil. Uşak pazarcılar ve Esnaf Odası’nda iki başlılık var.

Salih Bey!

Sizin anlayacağınız, Uşak’ta en çok ezilen ve zarar gören bin kadar pazarcı esnafıdır. Odamızda iki başlılık olduğu için bize sahip çıkan yok. Halde pazarcı esnafına kalan çürük mallardan zarar ediyoruz. Sorunlarımıza eğildiğiniz için size ve https://www.yesilsivasligazetesi.com/ İnternet Haber Sitesine çok teşekkür ederiz.”

Pazarcı esnafımız sağ olsun var olsun, bizi kendine yakın görmüş dertlerini dökmüş. Pazarcı esnafı okurumuzun anlattıklarından benim çıkardığım şu:

Uşaklının ucuz ve sağlıklı meyve sebze yiyebilmesi için, Uşak Sebze ve Meyve halinden başlayarak pazaryerlerinin denetlenip pazarcının, köylünün bir düzene intizama sokulması gerekiyor.

Pazarcı esnafı okurumun bana yazdıkları eminim doğrudur. Ancak, pazarcı esnafından daha çok horlanan, ezilen o pazardan alışveriş etmeye çalışan, işçi, memur ve işsiz kesimdir. Bu kavgada en çok zarar gören karınca gibi çok alan ücretli ve dar gelirli kesimlerdir.

Anlaşılan Uşak’ta büyük bir denetim boşluğu yaşanmaktadır. Halden pazaryerine, İnşaat yapımından, gürültü ve patırtının önlenmesine kadar bir çok konuda Uşak halkı sıkıntı yaşamaktadır.

Bu sıkıntıları birbirimize kazık atarak değil, anlayışla yaklaşarak, empati yaparak ve dayanışarak aşabiliriz.

Vergisini günü gününe ödeyen, devlete karşı tüm sorumluluklarını yerine getiren ve sesi çıkmayan bu sessiz çoğunluğun avuç içi kadar şehirde huzur içerisinde yaşaması sanırım çok zor olmasa gerek.

Bir dahaki yazımda bu konulara değinmeye çalışacağım,

Can Okurlarım!

Sizden tek dileğim, her türlü sorununuzu https://www.yesilsivasligazetesi.com/ İnternet Haber sitesine bildirin. Yazmamızı istediğiniz tüm konular araştırılacak ve doğruysa mutlaka buradan dile getirilecektir.

Salih KILINÇ

Editör: Seher ZEYBEK