Bu destanin kahramanı da Uşaklı bir yiğit kadın; Hava Ana. Bu noktada sözü Sayın Mehmet Keyvanoğlu’na bırakalım.

“Saruhanlı ili, Takmak ilçesi, Güre nahiyesinde tahminen H.1291(M.1875-76)yılında dünyaya gelmiş.
Havvana köyün bilge kişisidir. Herkesin işine koşan, akıl veren, acar bir kadındır. Nahiyenin ebesi, şifacısı, aşçısı velhasıl her şeyidir.
1 Eylül 1922 günü, bir tabur Yunan imha ekibi köye gelirler. Dübek meydanında iş bölümü yaparak beş guruba ayrılırlar. İki kişilik gurup ellerinde bidonlarla camiyi yakmaya karar verir. Diğerleri resmi binayı ve evleri yakacaklardır. Bunu gören Havvana bir anda gür sesi ile hem bağırır, hem yerden büyükçe bir taşı eline alarak koşmaya başlar.
- Yetişin köylüle... Yetişin gomşula... Bu cavırla, camiyi, köyü yakcekle...
Fırsat vermen bu cavırlara...

Çocuklar ve kadınlar sokaklara dökülür, Birde son kalan birkaç yaşlı erkek vardır.
Havvana elindeki taşı yunan askerinin kafasına şiddetle vurur. Yunan askeri olduğu yere yığılır kalır. Diğeri benzin bidonunu attığı gibi kaçmaya başlar. Bunu gören köylüler, kürek sapı, sopa, ne buldularsa, bulamayan taşlarla diğerlerine saldırırlar. Neye uğradıklarını anlamayan Yunan askerleri çareyi kaçmakta bulurlar. Güre'de yanmaktan kurtulur.
1923 Cumhuriyet’in kuruluşu ve Havva Ana muhtar olmuştur.1933 yılında vefat edene kadar nahiye'de muhtarlık yapmıştır. Havva Kocaman, 1952-1988 yıllarında aralıksız muhtarlık yapan goca ayan Mehmet Kocaman'ın ninesidir. Uuşaklı futbol severlerin büyük Özcan olarak tanıdıkları Özcan Kocaman'ın dip ninesidir.
Havva Anayı rahmetle anıyoruz.
Anlatan; Hüseyin Özgün
Hikâye; Mehmet Keyvanoğlu.
Fotoğraf; 1930'lu yılların başında muhtar iken çekilmiş. Arşiv; Hüseyin Özgün

(SALİH KILINÇ / HABER)

Editör: Seher ZEYBEK