Ayhan, Uşak Millet Bahçesi için ilk ihaleye 2020’de çıkıldığı, 31.8 milyon liralık sözleşme imzalandığını belirtiyor. Yazının devamında; bahçe bitmeyince 2 ihale daha düzenlendiğini. 3 ayrı ihalenin toplam maliyetinin 303.9 milyon lira olduğu bilgisine yer veriyor.

Sayın Ayhan yazısına; “Uşak'ta yapımı yılan hikâyesine dönen Millet Bahçesi, kara delik oldu.  Bahçe için şimdiye dek 303 milyon 918 bin liralık harcama yapıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı TOKİ tarafından Uşak Kurtuluş Mahallesi'nde yapılacak Millet Bahçesi ve sosyal donatılar için ilk olarak 24 Ağustos 2020'de ihaleye çıkıldı. 17 Aralık 2020'de 31 milyon 807 bin TL'lik sözleşme imzalandı. Millet bahçesinin 400 gün içinde tamamlanması planlandı. Uşak Kurtuluş Mahallesi'ndeki millet bahçesi için ilk ihale 2020'de, son ihale 2022'de yapıldı.

Bahçe yapımı bitmeyince bu kez TOKİ, 14 Ekim 2021'de ‘ikmal' ihalesi düzenledi. 3 Ocak 2022'de de 59 milyon 750 bin TL daha bahçenin tamamlanması için ödendi. Sözleşmede yine 400 gün içerisinde bahçenin tamamlanacağı bildirildi. Bahçe mevcut ihalelerle tamamlanamayınca 15 Aralık 2022'de 3'üncü ihaleye çıkıldı. İhale 212 milyon 361 bin TL'ye sonuçlandı. 18 Ocak 2023'te sözleşme imzalandı. Sözleşmede bahçenin yine 400 günde tamamlanacağı bildirildi.

Millet bahçesi için üç ayrı ihalede de 400 günde tamamlanacağı vaadinde bulunuldu. Ancak bir türlü tamamlanamadı. Millet Bahçesi için 3 ayrı ihalede ödenen toplam tutar 303 milyon 918 bin TL oldu. Planlanan 31 milyon 807 bin TL'lik ilk maliyetin, 9.5 katına çıkıldı” bilgisini veriyor ve Uşak Millet Bahçesini “Karadelik” olarak tanımlıyor.

Canlar! Ben hava olsun diye söylemiyorum. Yıllarca yazdım çizdim, dışlandım, kimse yalan diyemedi. Ama bana da hep tavır alındı. Hadi bakalım, şimdi ulusal basına da düştü.

Uşak’ın kara delikleri sadece Millet Bahçesi değil ki;

Hala bitirilemeyen şu 29 kilometrelik “Güney Çevre Yolu” var.

Milyonlarca harcanıp yapılan ve neye yaradığı belli olmayan kuzey çevre yolu var.

Yıllardır bir türlü tamamlanamayan Ulubey – Eşme – Sivaslı – Karahallı yolları var.

Kayaağıl termal tesisleri var.

Uşak’ın arıtma tesisleri var. (bazı geceler hava lamaya falan çıkarsanız, pis kokudan boğulma ve zehirlenme riskiniz olabilir. Aman dikkat)

Belkaya su işletme tesisleri var.

Örencik termal tesisleri var.

“Uşak’ın bilmem kaç sene su ihtiyacını karşılayacak” denilen ve yıllardır yapılması planlama aşamasında olan Gökkaya Barajı var.

Uşak’ın karadelikleri olarak bir çırpıda aklıma geliveren bunlar. Sanırım yapımı yılan hikâyesine dönen daha birkaç proje var.

Bu karadelikleri yaratanların hiç mi suçu yok?

Bu projeler yıllardır yapılamadığı için maliyetleri Sayın Deniz Ayhan’ın belirttiği 9,5 kat artıyor.

İyi de hep söylüyorum. Geciken ve maliyeti artan projelerin bedelini, gariban asgari ücretli ödüyor. Benim gibi emekliler ödüyor. Dar gelirliler ödüyor. Zaten 3 kuruşla yaşam savaşı veren bu güzel insanlara yazık değil mi?

Artık zam yüzyılındayız. Ne şimşeklerden umudumuz kaldı ne de yıldırımlardan…

Dert üzerine dert yaşarken sorumluluklarını yerine getirmeyip başımıza birde bu kara delikleri musallat edenlerden hesap sorulmayacak mı?

Enflasyonun artmasında; suç 13 milyon emekli ve 6 milyon civarında asgari ücretlinin ya da İŞKUR rakamlarına göre çoğu üniversite mezunu yaklaşık 4 milyon işsiz insanın değil herhalde.

Şimdi, bir T.C. Vatandaşı olarak ödediğim vergilerin hesabını sormaya, bu kara delikler yüzünden cebimizdeki üç kuruşu alanlara hesap sorunca kötü biz mi oluyoruz?

O vakit ne yapalım?

Bizim davamızda mahşere kalsın….

Salih KILINÇ

Editör: Seher ZEYBEK