Bu zafere giden yolda çekilen kutsal cileleri yine Sevgili Ömer Aşçı üzerinden aktarmaya devam ediyoruz.
Işte yine Ömer'in çok güzel bir arastirmasi:
8 Eylül 1921
Yunan Kralı I. Konstantin ve Yunan Kralı I. Konstantin beraberindeki geniş katılımlı heyet 15 Nisan 1921 günü İzmir’e gelmiştir. Yunan Küçük Asya Ordusu’nun ağırlığının bulunduğu Uşak cephesinde Paskalya Bayramını askerlerle kutlamıştır. Yunan Küçük Asya Ordusu Kütahya-Eskişehir Muharebelerindeki zaferi sonrası, Türk ordusunun Sakarya gerisine kadar çekileceğini düşünerek 2 Ağustos 1921 tarihinde Sivrihisar yönünde saldırmasıyla başlayan çatışmalar 22 Ağustos 1921 tarihinde bir cephe muharebesi şeklini almıştır. Dünya Savaş Tarihine en uzun meydan savaşı olarak geçecek bu savaş "Sakarya Meydan Muharebesi “olarak bilinecektir. Albay Fahrettin(Altay) Bey komutasındaki 5. Süvari Grubu, 8 Eylül 1921 gecesi 2. Yunan Kolordusu ’nun yan ve gerilerine sokularak Mangal dağı ve çevresini ele geçirmiştir. Başlayışından 22 gün, 22 gece sonra 13 Eylül 1921 günü Türk Ordusu’nun zaferiyle sonuçlanmıştır. Atina Zafer(H Νίκη) Gazetesi'nin 8 Eylül 1921 tarihli nüshasında Yunanistan Başbakanı Dimitrios Gounaris ve beraberindeki heyetin Uşak Kazası Banaz Nahiyesi ‘ne bağlı Oturak Köyünde bulunan Yunan Küçük Asya Ordusu karargahına yapığı ziyareti manşetine şöyle taşımıştır ;
"Cephede Bu Hafta"
• Perşembe, 19 Ağustos/29 Ağustos 1921: Düşmanın mağlubiyeti kesin bir şekilde görünüyor. Savaş, düşmanın kalıntılarını amansızca takip eden askerlerimizin zaferiyle sona erdi. Düşmanın asker ve malzeme kaybı büyük oldu. Kral I. Alexander, Eskişehir'in hastalıklı ikliminden kaçarak Bursa'ya yerleşiyor. İstanbul Hükümeti, Yunan zaferlerinden tedirgin bir şekilde, barış önerileri sunarak hükümet değişikliği arayışında bulunuyorlar.
• Cuma, 20 Ağustos/30 Ağustos 1921: Ordumuz düşmana karşı direnişle karşılaştıkça ilerliyor. Mücadele sert devam ediyor. Ancak ordumuzun atılım gücü aynı yoğunlukta devam ediyor.
• Cumartesi, 21 Ağustos/31 Ağustos 1921: Düşman, saldırımızın karşısında çöktü. Panik içinde olan Türkler, kurtuluşu kaçışta arıyorlar. Yabancı savaş muhabirlerine göre yapılan savaşlar kahramanca savaşmıştır. Düşmanın mağlubiyetten sonra çekilmesi, yeniden yapılanmayı imkânsız kılıyor. Dolayısıyla düşmanın her türlü direnişi mahkûm edilmiştir. Kemal ve İsmet, ordularını kişisel olarak yöneterek çaresizce askerlerini tutmaya çalışıyorlar. Düşmanın üstün tahkimatı, Verden tahkimatına(Fransızların 18 Aralık 1916 tarihinde büyük bir Alman saldırısını püskürttükleri çarpışma) benzer bir şekilde, nehirleri ve dağları içeren son derece uygun bir konumda bulunuyordu.
• Pazar, 22 Ağustos/1 Eylül 1921: Operasyonlar her zaman lehimize ilerliyor. Polatlı'nın ötesine geçiyoruz. Ankara'ya 35-40 kilometre uzaklıkta olduğumuz tahmin ediliyor. Yüksek tepelerin etkili bir şekilde ele geçirildiği güçlü bir tahkimat işgal edildi. Türk birlikleri tam kuşatma altındadır. Düşman, kurulan tuzaklarla kaçmaya çalışıyor. Kral I. Alexander, Sağlık Bakanı Theotokis, Genelkurmay üyeleri, Yardımcıları ve Başhekim Anastasopulos eşliğinde tamamen sağlıklı olarak Bursa’ya geldi. Kralın Bursa’ya geçişi, doktorların tavsiyesiyle bölgenin sağlıklı iklimi nedeniyle gerçekleşti.
• Salı, 23 Ağustos/2 Eylül 1921: Ankara üç noktadan sıkıştırıldı. Kemalist başkenti kuşatan birliklerimiz şehri sürekli olarak ilerlerken, şehrin kapılarına kadar geldiler. Mustafa Kemal'in son savunmayı bizzat yönettiği bilgisi doğrulandı. Ordumuz düşmanı kovalayarak ilerliyor. Kemalistler son umutsuz direnişi yapmaya çalışarak Ankara'yı savunuyorlar.
• Çarşamba, 24 Ağustos/3 Eylül 1921: Düşman, Ankara'nın terk edilmesini hızlandırdı. Türk halkı şehri terk etmeye başladı. Uçaklarımızın bombardımanları, Kemalist başkentin sakinlerini tedirgin etti. Düşman, son bir tes elli ve tatmin olarak Yunan ilerlemesini yavaşlatma girişimini sürdürüyor. Farklı tahkimatları ele geçirdik.”
(SALIH KILINÇ/ HABER)