Aslen Uşaklı olup, uzun yıllar sonra Uşak’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası Uşak gözlemlerini anlatan Sayın Mehmet Olcay Kutlusan. Daha güzel bir Uşak için benim sürekli dile getirdiğim sorunlardan gözlemlediklerini o kadar akıcı bir dille anlatmış ki, ifadelerine hayran oldum.

Şimdi burada sözü Sayın Mehmet Olay Okusan’a bırakıyorum:

“Memuriyet dolayısıyla 1976 yılında ayrıldığım Uşak'a üç dört yılda bir hem babamın şehitler mezarlığındaki kabrini ziyaret, hem de çocukluk ve okul arkadaşlarımı görmek benim için bir bakıma çok iyi oluyordu.

Bu vesileyle 07.08.2023 pazartesi gününden 09 Ağustos 'a kadar yine bir ziyaret amacıyla Uşak Öğretmen evinden üç günlük rezervasyon yaptırdım fakat, bdnim hayatımda kalabileceğim en kötü otelden bile kötü olduğunu üzülerek belirtmek isterim. Adına yakışır bir kurumun tesisi olmaktan çıkmış resmen bakımsız, odaların ve banyo tuvaletlerin kapıları çürümüş boyaları atmış tavanları ise örümcek bağlamış.

Neyse böyle kötü paylaşım yapmak istemezdim ama, en azından arkadaşlarımı görmek beni mutlu etti. Uşak ise yine aynı değişen bir şey yok, İsmetpaşa caddesi tamam trafiğe kapalı olduğu için insanlar eski Vali konağına kadar güvenle yürüyorlar ama, oradaki işletmeler, arka sokaklarda ki bir biri içine girmiş evler dükkanlar ve buna iştirak eden trafik karmaşası.

Burada en olumlu diyebileceğim hizmet sektörü olarak belediye tarafından yapılan sosyal tesisler en azından halkın oturabileceği yerler, bilhassa Ada Kule diye isimlendirilmiş eski hastane tepesine yapılan Belediye Sosyal tesisleri en uygunu olmuş fakat yine kaldığım sürece olumsuzluklardan en kötüsü ise bizim yıllardır unuttuğumuz karasinekler acayip rahatsız edici, gördüğüm kadarıyla da insanlar sanki onlar ile iç içe yaşamayı kabullenmişler gibi. Bu tür haşeratlar ile yerel yönetimler mücadele eder ama, bilemiyorum!!

Neyse gece otele dönmeden önce Salepçilerden dondurma yemeden olmaz dedik ve o gereksinimimizi de yerine getirdikten sonra onca kalabalık içinden tanıdık bir sima görebilir miyim derken, Semavi dostumu gördüm ayaküstü de olsa biraz hasret giderdik çok sevindim.

Semavi dostum. Unutma, o gece Uşak 'a bir daha gelirsen sana Org çalacağım sözünü verdin, aklımda teşekkürler.”

Son zamnlarda artan haşeratlar, geri dönüşüm başkneti olmakla öğüneyim derken çöplüğe dönen sokaklar, saat mevdumu gözetmeksiniz araçlarında son sistem ekoleyzerlerle rahat huzur bırakmayan hödükler…

Sağ olun var olun Sayın Mehmet Olcay Okusan.

Ne güzel anlatmışınız Uşaklının yaşadığı sıkıntıların bir bölümünü. Geçen yazımda da söyledim. Biz Uşaklıyız çekeriz cefa. Orası önemlide değil de Uşak dışından gelenlere rezil rüsva oluyoruz. En çok ona kahroluyorum.

Ne bir stadımız var ne de güzel bir otogarımız

Bu yazıyı kaleme aldığım sırlarda haber siteniz https://www.yesilsivasligazetesi.com/ da “Uşakspor’un kendi evinde oynayacağı maçlar tehlikede” başlığı ile bir haber yayınlandı.

https://www.yesilsivasligazetesi.com/usaksporun-kendi-evinde-oynayacagi-maclar-tehlikede

Artık sahada Uşak’ın en yaşlı mubairi olarak ben kaldım. Yaşım 60. Uşak Bir Eylül stadı ise 1962 yılında yapılmış. Benden bile bir yaş büyük 62 yaşında. 1984 yılında sahanın çimlendirilmesi dışında bu stada hiçbir şey yapılmadı.

Artık ilçelerde bile 62 yaşında stat kalmadı. Maça gidince rakip takımdan ve gelirse seyircilerinden utanıyoruz. Zaten TFF Müfettişler de “Bu statta maç yapılmaz” diye rapor tutmuş.

Uşak için tam bir yüz karası.

Ya otogarımıza ne demeli? Tüm yabancılar ilk önce bu mikrop ve pislik yuvası otogara geliyor. Hani halk arasında meşhur bir söz vardır:

“Kenarına bak bezini al, anasına bak kızını al” diye…

Bende bu sözü; “Otogarına bak, o şehrin nasıl olduğunu anla” diye değiştirmek istiyorum.

“Uşak’a hastane yaptık, adliye yaptık, emniyet binası yaptık.” Yaptınız Allah razı olsun. Yapılana bir şey dediğim yok da artık himmet edip şu yapılmayanlara bir el atsanız.

Bizi de çöplük gibi kötü görünümlü şu şehirden kurtarsanız, nasıl olur?